- Radyasyon, asbest, benzen türevleri vb. maddelere (kimyasallar)
maruz kalanlarda değişik kanser tiplerine yakalanma olasılığı
- Sigara ve alkol kullanımı
- Genetik, kansere uygun zemin hazırlayan hastalıklar (nörofibromatozis
v.b. gibi)
- Bağışıklık sisteminin yetersizliğine bağlı kanserler
- Güneş ışınları
- Böcek ilaçları
BELİRTİLERİ
Ateş, halsizlik, solunum sorunları, öksürük, boyunda veya koltuk
altında bezeler, şişlikler, bacak ağrısı, baş ağrısı, kusma, ani çıkan
bir dengesizlik veya şaşılık, idrarda kanama kanser belirtisi olabilir.
KANSERDEN KORUNMA
Kanserden korkmak yerine kanserden korunmak için yapmamız
gerekenler olduğunu unutmamalıyız.
- Sigarayı bırakın, sigara içilen ortamda bulunmamaya özen gösterin.
- Taze meyve ve sebzeyi bol bol tüketin.
- Yaşınız 50 ve üzerinde ise kırmızı et tüketiminizi azaltın ama
vejetaryen olmayın, haftada en az 4 gün kırmızı et tüketin. Diğer
günler balık, tavuk, makarna, bezelye, mercimek, bakliyat yiyin.
Dondurulmuş besinleri tercih etmeyin.
- Her gün veya haftada birkaç gün düzenli spor yapın.
- Ailenizdeki kanser riskini araştırın ve bu kanserlere yönelik
tedbir alın.
- Hepatit B aşısı olun, virüslerden uzak durmaya özen gösterin.
- Böcek ilaçları, hormonlu besinlerden uzak durun.
- Çok alkol, çok ilaç tüketmeyin ve güneş ışınlarından kendinizi
koruyun.
- Yılda bir mutlak doktor kontrolünden geçin.
- Kanser belirtilerine dikkat edin:
- memede veya vücutta herhangi bir yerde şişlik, beze
- aşırı solukluk veya halsizlik
- geçmeyen kemik ağrısı, eklem ağrısı
- aşırı iştahsızlık, kilo kaybı
- düzelmeyen bir öksürük, ses kısıklığı, nefes almada güçlük
- barsak hareketlerinde değişiklik, kabızlık, ishal veya kanama
- idrarda kanama
- yutma güçlüğü, hazımsızlık, karın şişliği
- vücutta morarmalar, nokta kanamalar.
Yanlış Beslenme:
Önlenebilir kanserlerin bir kısmı beslenme biçimi ile de
ilişkili bulunmuştur. Örneğin; dengesiz beslenmeler, özellikle kırmızı
etin aşırı tüketimi yaşlılarda kalın bağırsak kanserinin artışıyla
ilişkilendirilmektedir. Ancak çocuklar için kırmızı et protein ve demir
kaynağı olarak çok önemli bir besindir ve diyetten çıkarılması
düşünülemez; bu nedenle kırmızı etin yanı sıra balık ve yeşil sebzelere
de ağırlık verilmelidir. Besinlerde lifli gıdaların tercih edilmesi
yaşlılıkta kalın bağırsak kanserini azaltmaktadır.
Dışarıdan vitamin desteği yerine, vitaminleri doğal yoldan yani taze
sebze ve meyvelerden alınmasının vücudumuzun gereksinimi olan maddeleri
de sağladığı düşünülmektedir. Bu nedenle beslenme alışkanlıklarımızda,
olabildiğince hormonsuz, doğal bitki ve meyvelere ağırlık vermek doğru
olacaktır.
Sigara:
Kanserin kesinlikle önlenebilir olan ve en başta gelen nedeni
sigaradır. Akciğer kanserlerinin % 90’ından sorumlu olan sigara ağız,
yutak, gırtlak, karaciğer, kalın bağırsak, böbrek, idrar yolları,
prostat ve kadın yolları kanserlerinin üçte birinde suçlanmaktadır. Anne
babalarının içmesi sonucunda, böyle kuvvetli bir kanser etkeni olan
sigaraya pasif olarak maruz kalan çocuklar da riske girmektedir.
Alkol:
Alkoliklerde kanser riskinin arttığı kesindir. Baş-boyun,
yutak, gırtlak, yemek borusu, mide, karaciğer ve pankreas kanserleri
alkol tüketimine paralel artmaktadır. Hem alkol hem sigara tüketenlerde
gırtlak kanseri oranı, bunları içmeyen normal toplumdan 100 kez daha
fazladır.
Stres:
Stresin de kansere zemin hazırladığı söylenmektedir. Stresin
en azından alkol, sigara ve besin tüketimini artırdığı bir gerçektir.
Stresten uzak kalmak sağlıklı yaşam tarzını benimsemek ile bir oranda
mümkün olabilir. Aile ve arkadaş bağlarını ve desteğini kuvvetli tutmak
da stres ile baş etmenin bir yoludur.
Hareketsizlik ve Obezite:
Egzersizin kalın bağırsak kanserini önlediği ABD’de
istatistiksel araştırmalarda gösterilmiştir. Burada söz konusu olan
egzersiz ağır bir egzersiz değil, hızlı tempolu yürüyüş, jimnastik,
yüzme veya merdiven çıkma gibi egzersizlerdir. Haftada 2-3 kez en az 20
dakika yapılmalı ve yaşam biçimi olarak sürekli olmalıdır.
Kanserojen Katkı Maddeleri:
Katkı maddelerinin kanserojen etkileri üzerinde yapılmakta
olan araştırmalar devam etmektedir ve bazı katkı maddelerinin kanserojen
etkisi olduğu kanıtlanmıştır. Doğru olan, mümkün olduğunca katkı
maddelerinden uzak durarak doğal besinler tüketmektir. Sağlıklı yaşam
için her hangi bir gıda maddesi satın almadan önce ambalajının üzerinin
dikkatlice okunması önerilmektedir.
Hacettepe Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, hazır gıda
maddelerindeki katkılarla ilgili çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmaya
sonucunda hazır gıdalarda kullanılan katkı maddeleri ve sınıflandırmaları
görebilirsiniz:
