KAÇUV’un uzman psikolojik danışmanı gözetiminde hizmet veren Oyun Odası, çocukların tedavilerini desteklemede önemli bir yer tutar. Pek çok diğer merkezde olduğu gibi çocukları odalarında izole etmenin yerine, burada bir arada bulunmalarına imkan tanımakla, tedavi gören çocuklara grup psiko-sosyal desteği sağlamaktadır. Oyun Odası aynı zamanda gönüllülerin çocuklarla bir arada olabildiği doğal bir ortam da sunmaktadır.

Onkoloji Servisi’nde, Vakıf psikoloğunun günü her çocuğu ziyaret ile başlar. Çocuklar kahvaltılarını ederlerken, bir yandan da bir gece önceyi, neler yaşadıklarını, kendilerini nasıl hissettiklerini anlatırlar. Kahvaltının ardından da oyun odasına gelirler. Sağlıkları müsaade ediyorsa çocuklar öğle yemeğinden sonra da oyun odasında yaşamaya devam ederler.

Kimi zaman sıra beklemekten şikayetçi olsalar da, oyun odasındaki üç bilgisayar, onların en önemli eğlence ve öğrenme araçlarıdır. Özellikle servise yeni gelmiş olan çocuklar ise, oyuncaklarla oynamaya yönlendirilirler. Oyun saatlerinin temel işlevi, oyun terapisi ile onların ilk şoku atlatmaları kolaylaştırmak ve onlarla iletişim kurmaktır. Oyun odasındaki temel oyuncaklar doktor, hastane, mutfak gibi simülasyon setleridir. Kendi üzerlerinde kontrol edemedikleri kan almak, kanül takmak, kemik iliği biyopsisi yapmak ya da diyet yemek hazırlamak gibi durumları oyuncaklar üzerinde canlandırmaları onların hastalığa ve hastane ortamına adaptasyonunu kolaylaştırmaktadır.

Oyunların oldukça işlevsel olduğu durumlardan biri de ilaç verilme zamanlarıdır. Özellikle 3-5 yaş arası çocukların tıbbi müdahale ve ilaç alımları sırasında oyunların önemli yardımı olmaktadır.

Onkoloji Servisi psikoloğu annelerle de düzenli olarak toplantılar yaparak çocuklar hakkında bilgi alır. Çocuklar bu dönemde genellikle annelerine tepkisel davrandıklarından, oyun etkinliklerinin bir kısmına annelerin de eşlik etmesi istenir. Böylece anne ile çocuk arasında yeni bir iletişim sağlanmaktadır.

Haftanın belirli günlerinde palyaçolar çocukları ziyaret ederler ve onlara keyifli saatler yaşatırlar. Yine sıklıkla yapılan etkinliklerden biri de gönüllülerin gerçekleştirdiği "okuma saatleri"dir. Bunun yanı sıra, şiir yazma, şarkı söyleme gibi toplu faaliyetler de düzenli olarak gerçekleştirilmektedir.

Hemen her gün yapılan etkinliklerden biri de resimdir. Resim yaparken çocuklar farkında olmaksızın duygu ve düşüncelerini ifade etmekte, korku ve endişelerinden arınmakta, kızgınlıklarını dışa vurabilmektedirler. Yazdıkları minik bir şiir, bir karalama onların doğal deşarj yollarıdır. Özellikle yılbaşı, bayram gibi günlerin öncesinde çocukların tebrik kartı hazırlama yarışına girmeleri izlenmeye değer bir görüntüdür.

Çocuklar oyun odasında, hastalıkları ile takıntılarını çekincesizce, doğal olarak dışa vurmaya ve kendilerini ifade etmeye başlarlar. Burada geçirdikleri saatlerde hastalıklarını neredeyse tamamen unutan çocuklar zamanla hastalıkları hakkında rahatça konuşmaya da başlarlar. Oyun Odası çocuklara hastalıkları ile başa çıkmayı öğrenmenin kapısını aralamaktadır.